İSTANBUL
Yağışlı Bugün
10°C / 8°C
ANKARA
Yağışlı Bugün
9°C / 3°C
İZMİR
Sağanak Yağışlı Bugün
12°C / 10°C

  • Yüz şekline göre makyaj
    Yüz şekline göre makyaj
  • Makyajla dudak büyütme hileleri
    Makyajla dudak büyütme hileleri
  • Maskara Sürmenin Püf Noktaları
    Maskara Sürmenin Püf Noktaları
  • Sizi Olduğunuzdan Yaşlı Gösteren Makyaj Yanlışları
    Sizi Olduğunuzdan Yaşlı Gösteren Makyaj Yanlışları
  • Yılbaşı gecesi için göz makyajı önerileri
    Yılbaşı gecesi için göz makyajı önerileri
  • Ev yapımı doğal makyaj temizleyiciler
    Ev yapımı doğal makyaj temizleyiciler
  • Makyaj hatalarına pratik çözümler
    Makyaj hatalarına pratik çözümler
  • Kırmızı ruju doğru kullanmanın 3 yolu
    Kırmızı ruju doğru kullanmanın 3 yolu
  • Evde nude ruj nasıl yapılır?
    Evde nude ruj nasıl yapılır?
  • Sezonun trendi bordo ve kırmızı ruj
    Sezonun trendi bordo ve kırmızı ruj
ÖLÜME DAİR
ÖLÜME DAİR
Buyrun, oturun dostlar, hoş gelip sefalar getirdiniz. Biliyorum, ben uyurken hücreme pencereden girdiniz. Ne ince boyunlu ilâç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz. Yüzünüzde yıldızların aydınlığı başucumda durup el ele verdiniz....
12 Kasım 2012 04:00
Font1 Font2 Font3 Font4

Buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
Ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
Buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
Osman oğlu Hâşim.
Ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
İstanbul limanında
kömür yüklerken bir İngiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine…


Şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
Kim bilir nasıl yanmıştır canınız…
Ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz…

Yayalar-köylü Yakup,
iki gözüm, merhaba.

Siz de ölmediniz miydi?
Çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
Demek ölmemişsiniz?

Ya siz?
Muharrir Ahmet Cemil?
Gözümle gördüm
tabutunuzun toprağa indiğini.

Hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
Onu bırakın Ahmet Cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
Günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz…
Ben sizi ölmüş zannediyordum.
Başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz…

Bir eski Acem şairi:
«Ölüm âdildir» — diyor, —
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»

Hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
Hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü? …

Bir eski Acem şairi:
«Ölüm âdildir» — diyor.
Yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
Yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir…
Fakat bekleyin, bitsin sözüm.
Bir eski Acem şairi:
«Ölüm âdil…»
Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.
Boşuna hiddet ediyorsunuz.
Biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz…

Bir eski Acem şairi…
Dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?

NAZIM HİKMET

YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

İşlem Sonucunu Girin * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


Yukarı Geri Ana Sayfa
Yandex.Metrica