Kalbimin Oturma Odasında Biri Var !

Şiir Defteri

Haberin yokken aklının sol yamacına biriktirdiğin ne çok görüyorsun ya.. kulağımda hep aynı türkünün hicaz sızıltısı var.. (takvimlerden haberin yok mu)

Habersiz şaşkınlıklarımı yeni çıkarıyorum safran tutmuş sandığımdan.. sesinin yankılandığı duvarların rengini değiştirdim. Sesinin sızısını ve bu hicaz makamını içimden alsınlar diye… olmadı! Kalbimin duvarlarında kazınmadan birikenler öyle çok ki; çare değil sevgimin, duvarımın, türkümün fikrimin rengini değiştirmek….

Tüm renkler gidişinle grileşti sanki. Zamanın değeri hep bir saat geride kaldı benim için.. içimde içlenen bu hicaz hiç gitmeyecek bir davetsiz acı gibi oturdu kalbimin koltuğuna.. anladım ki çare değil duvarlarımın rengini değiştirmek. Zaten gidişinle hep biraz gri katılmış renklerin içine. Pembeye bile..


İçimde birikir diye göz ardı ettiklerim bir nota tutturmuş. . ben bam telime basıyorum gitarımla kalbimde sesin nota tutuyor her seferinde….

Öyle gidişin..

Umarsız, çaresiz, sıradan dönüşsüz….

Yağmur yağıyordu giderken hatırlıyorum…

Fikrimin acısından yağmurluk almıştın üzerine.. canını daha fazla acıtmasınlar diye..

Tanrısal bir yalnızlığa kilitledim sesimi senden sonra.. takvimler hep değişir oldu ama zaman tehditkar bir inatla yerinde saydı.

Şimdi mavisiz bir denizin tuzu erirken avuçlarımda yılların rengi düştü kalbimin duvarlarına. Görüyorsun ya hiçbir anahtar yok (sol anahtarı dahil) kalbimdeki bu hicaz sızıltısına çare açmaya.. ve son kez beklentisiyle belki uzak bir kıtalar arası çaresizliğinde yine aynı türkü aylardan sonra… tam çıkıyorken evden aniden çalınınca kulaklarıma gitmeye niyetlenenlerin hala benimle olduklarını anlamış olmaktı ihtimal canımı böyle acıtan…

Hiç değişmeyen bir hicaz sızıltı işte eni boyu aylardan sonra geriye kalan.. anlıyorum ki giderken unuttuğun bir şeyler var kalbimin oturma odasında.. sen bu zamansız yağmurda tam da çıkacakken kilitleyecekken kapımı kalbimi hicaz bir sızıltıya davet eder oldun.

Kusura bakma sevgili ben notamın sol anahtarıyla kilitledim çare bulamayacağımı ve artık senin de çare olamayacağını anladığım kalbimin oturma odasını… bu duvar, bu oda ve hiç bitmez bizi terk eylemez sandığımız bu sevda artık hicaz bir türkü sızıltısında.. geçmişler ola…

Facebook'ta Paylaş Whatsapp'ta Paylaş