Kokunu bırakıyorum

Şiir Defteri

Sensiz olan bu yerin sessizliğinde
bir hüzün saklı
Heryerden ve herkesten çok uzakta
Denizin üstünde bir iskelede tek başıma oturup
Yaşamadıklarımı hayal edip yazdım
Alıp başımı geldim
Ardımda hep sen vardın
Hep az ötemdeydin
Yakamozları seyrederken
Ahtapotlar kendini feda etti, bu gecelerde
Ama izin veremezdim
Sarılıp, alıp beni sana götürmelerine
Uzaktaki gemileri süzüp
Yakamozlarla raks etmelerini seyrettim
Karşı kıyıya az kala bir zamandı
Gözlerini sana gönderdim
İzin veremezdim bende erimelerine
Ve ilk tutuşunu hatırlıyorum ellerimi
Az bir zaman önce idi
Bir balonu tutuyordum ucunda şiir kartonu olan
Yavaşça ellerime dokundun, ellerim ellerini tuttu
Balon sonsuz göğe uçtu
Şimdi balon nerede?
Bilemiyorum…

Ben Bolu’dayım sen İstanbul’da
Ben İzmir’de sen Assos’da
Ben Assos’da sen Bolu’da…
Ege sularının serinliğine bıraktım seni
Bir nebze derimde kalacak tuzlar
Derim hala tuz kokar
Tuzlar hala sen
Ve Assos’da artık gece oldu
Yakamozlar gözüküyor koca denizde
Senin kokunu bırakacak en güzel yeri arıyorum
İskele, taşlarla dolu sahil, Assos’un en tepesi derken
Fenere doğru yürüyüp en son taşın üzerinde “nefesimi verdim”
Ve ben borcumu ödedim
Senin ay gibi parlayan yüzünün aksini
Gelip-giden parıltılara yazmaya çalıştığım adını
Ay ışığında sakladığım sözlerimi
En parlak yıldızıma, sesinle emanet ederken
Vurgun yedim
Şiirimi yazmaya çalışırken
“Biraz müzik açabilir miyiz?” dedim
Keane çalıyor melodilerde
Seni yoksunuyorum
Masaya kokun geliyor
Ömrün zeytince olsun
Ve hep mutlu ol bu uzun ömürlerde derken
Gözlerini geceye karıştırdım
Gözyaşlarım omuzunda kaldı
Kahverengi gözlerine takıldım
Avuçlarımla yüzünü sarmaladım
Gözkapakların yumuşacık indi
-Aç dedim, aç… Bakmak istiyorum
Kimin gözleri kahverengiyken renkli zannedilebilir ki
-Ne güzel bakıyorsun dedin
Yüzün yüzüme değdi
Gözkapaklarım indi
Heryer çırpınıyor şimdi
Hıçkırıklar tırmalıyorken ses tellerimi
Tıkanıp kalıyor şarkılar türküler
Yunan ezgilerindeki sagapoları gömdüm Uzun Ev’de
Çıkıp gelecekmişsin gibi geliyor
Yine kendimi kucaklıyorum egoistçe
Senin kokun buralarda biliyorum
Daha AZ ÖNCE gitmişsin
AZ SONRA gelecekmişsin gibi…
Ve uğurladığımda seni
Bir ara uğrayacakmışsın gibi git
Geri dönecekmişsin gibi git; demiştim içimden
Kaydı bir yıldız senin olduğun yeri
Pusulama işaret ederek, buralardan yeni gittiğini söyledi
Gözlerimin parıltısı kaldı masamdaki kadehlerde
Sen İstanbul’dayken
Bizi karşılaştıran periler korusun seni
Sen İstanbul’dayken
Assos’u terkederken, şehrime giderken
Seni aramadım geldim-gidiyorum diye
Gözlerinden özür diledim
Aşkını sarıp sarmalayıp sıkıştırdım
Valizimdeki eşyaların başucuna
Sen uyuyordun belkide
Rötar yaptıkça yaptı yolculuk
Buraları terketmekte direnir gibi
Ve şimdi mesafeler uzuyor sana dair
Kilometrelerce, ben gittikçe
Sen ardımda kalıyorsun
Sen ardımda kaldıkça İstanbul’da
Ben İzmir’e varıyorum usulca
Denizin karşı kıyısına yakamozları iteledim gözyaşlarımla
Gözlerimi yumdum, yüz hatlarını yerleştirdim
Aşık yüzünü alıp hafızamdan
Ege Denizi’ne bıraktım, akşam İzmir Körfezi’nde alayım diye
Ay hilaldi, ucuna sen takılı…
Biraz daha uzansak değecekti ellerimiz
Öyle bir gün ki, sessizce gidiyorum
Eğer karşından bir rüzgar esip kokumu
Gözlerimi, saçlarımı getirir
Burnunun direği sızlarsa
Sadece hayal gördüğünü düşün
Ve nasılsa hayat uyandırıyor herkesi
Bu tatlı heyecanlı uykudan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İşlem Sonucunu Girin * Zaman sınırı tükendi. Lütfen CAPTCHA'yı yeniden yükleyin.