Sorun sen misin, ben miyim yoksa saatler mi ?

Şiir Defteri

Sana sebeb – sorun sıfatlarını yakıştıramayan bu yürek, kendini de haksız cıkartamayınca buldu sorunu.

Gidişler, yarımlıklar buzdolabına kaldırılan geçici sevdaların kullanım sürelerini belleyen saat; kalp onarımı, yaralı gönül bakım servisini yapan yine masamdaki saat(im)miş.

Aldığımda saatciden onu adam bana ”Sen beyendin, aldın ama sesi çıkmaz belki çıkartır ama ben denediğimde çıkartmadı” dedi.

Olsun demiştim kendi kendime, hoşuma gitmişti çünkü vitrinde onu gördüğümde.

Ve aldım onu.Masamın köşesinde yarı bir yoldaş olmuştu ömrüme!

Ve o gün ilk telefon ettiğinde, masamdaydı telefonumda.
Senin sesin ”alo, canım ”

Biliyor musun bilmem ama saat o günden sonra tik tak – tik tak vurmaya başladı bir ses ki sorma, her dakika da bir tik bir tak.

Alışmıştım en az senin kadar ona da.

Ama son telefonda konuşmamıza gelmişti sıra ve ”hoscakal” diyordu sesin bu defa bana!

Keşke o an saatin hem akrebini hem yelkovanını kopartsaydım; kırıp camını. Keşke yapsaydım bunu. Evet, evet keşke kopartsaydım onları,
ki şimdi gittiğinin üstünden kaç saat geçtiğini hesaplayamaz olsaydım!

BUSRA TUREGUN
18:28 27.04.08

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İşlem Sonucunu Girin * Zaman sınırı tükendi. Lütfen CAPTCHA'yı yeniden yükleyin.