Yara ve Hasret

Şiir Defteri

Sana gözlerimi kısarak kan buluyorum
Ruhumun açılmış yaralarından sessizlik.
Hani bilsen diyorum yırtılan sayfanın acısını
Görebilsen, gözlerine değdirip inceltsen, inceltsen
O zaman şiirin infilak yangınını duyuracak kalbim
Zamanla, zaman ki esirgeyen!

Kısık ışıklar, tel tel çığlıklar, bir kiralık ölüm
Sülüsüne boyanmış ne de çok tarih var.
Katlederken katliamları,
Gözlerim kar yarığı, fırtına ertesi.

Şafak kıyamet, bulaşmış gözbebeğime
-Barış çubuğu içmek kadar özgürlük-
-Barış çubuğu yakmak kadar savaş-

Pekiştirilmiş savaşlardan günberi
Kaçarken düşer gözlerim, avuçlarına
Bir ses, odamın zaptında işlenir buhur
Kim bilir, kim bilebilir, kırılırken
Zerrelerim misalinde hikâyelerin
Sayfa sayfa aralandığını

!

Bu yazgının mahpusluk saltanatı var
Zindan hecelerinde iki isimlik sürur
Yâd et, gönlümün kemendine –sen- işlerken
İsimler kaçar mecnun güzellemesinde
Leyla hapsolur, zabıtlar işlenirken
Gardiyanların kördüğüm sayfaları açılır
Altı sayımı sabahlarında!

Bir zincir daha bul, hani bil yani
Gözlerini kıstığın sevinç naralarında
Ezberimi bozan çiçekler açılır mahşer!
Günlerin, karın ve de yağmurun
Hesapları bozduğu gün yani
Suiistimal yalnızlıkları biriktirir.

Sabah ki karın yedi şekli, yağmurun envanteri
Gözlerim kördüğüm, açılmamış uykusu serinliğin
Dikerken yaraları, iğnenin ucundaki leke
Kanser eder hücrelerimi, yedi katliam olur
Yedi resim ölür, yedi can verilir.

Geceler, ah bir bilsen hani diyorum
Hani bir görsen, anlayabilsen!
İç dökümü sayfalarımın nasıl da yandığını.

Parmaklarım kırıldı, dilim kesilirken kaçamadım
Sabah yazmalarını örtecekken kuşların üstüne
Yeniden intizar, yeniden yangın, yeniden hasret
Dolu, serinliğince aktı fütursuzca serçeler
Öfkenin kıyısında martılar, ölüme davetiye
çıkardı yollara dökülürken sen.

Kıyamadım, ellerim savaştan arta kaldı
Parmaklarımı yitirdim kalemin ağırlığında
Sayfalar ağır, cümleler vebal, sözler hasret!
Yandı, tutuşurken zihnim hicran, bulaştı gözlerime kan.

Uykusuzluğumu dök zamana, gece misalini ver
Sabah seyrinde kaçışan, ekmek telaşında karıncalar
Yitirilişin sahnesinde dramatik roller üstlensin

Sana gözlerimi kısarak kan buluyorum
Canlansın diye gülüşlerin, yanağına allık
Pullandırırken çocuk neşeyi, savaşları yıkar
Kıstığımda gözlerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İşlem Sonucunu Girin * Zaman sınırı tükendi. Lütfen CAPTCHA'yı yeniden yükleyin.